Mesudiyeliler Birliği Hizmet Vakfı


SANAT SIKINTISI
 
Ramazan ayının gelmesiyle bir takım belediyeler oyunlar oynatmaya başladı. Ortaoyunu, Karagöz, Meddah, Tuluat ve Köy seyirlik oyunlar… İyi oynatsınlar lafımız yok. Çok ta güzel bir iş yapıyorlar. Ama biraz bu işleri bilinçli yapsalar ne kadar iyi olur. Geleneksel Türk Temaşa Sanatları sadece Güllaç gibi Ramazan ayında hatırlanıyor. Oysa sanat açısından oldukça önemli bir tiyatro tarzı. Musahip Zade Celal’in daha günümüze yakın Haldun Taner’in, Oktay Arayıcı’nın çok beğendiğimiz oyunlarının kaynağıdır Türk Temaşa Sanatları.


Belediyelerin Kültür yöneticilerinin bunları en azından bilmesi gerekir diye düşünüyorum. Neden Ortaoyunu neden Karagöz oynattırıyorlar haberleri yok. Bilinçsizce yapıyorlar bu işi. Nereden mi belli, biraz Ramazan çadırlarını dolaşsanız anlarsınız.

Belediyeler sanat yapalım derken, sanatı basitleştiriyorlar. Popülist anlayışla yaptıkları faaliyetler, emek veren hakikaten sanat yapan insanları rencide ediyor. Halk ta sanatı böyle zannediyor. Hiçbir önermesi olmayan sadece şarkı söylemeyi bağırmak zanneden şarkıcılara meydanlarda konser verdirmek bunun bir göstergesi. Ama kültür sanatı iyi yapan veya yapmaya çalışan belediyeler de yok değil. Fakat çoğunluk maalesef bilinçsizce yapıyor.


Belediyelerin kültür yöneticilerinin mutlaka bir sanat eğitimi almış ya da en azından bir sanat dalıyla fiili ilgilenmiş kişilerden seçilmiş olması lazım. Fakat durum böyle değil. Siyaseten yakınlarını buralara getirip sanat yapıyorlar. Bahsettiğimiz manzarayı bize seyrettiriyorlar.


Şunu bilmeliler: sanat evrenseldir. Her hangi bir siyasi görüşün, fraksiyonun hegomanyasında olmaz olamaz, zaten almaya çalışırsanız da, oralara sığmaz, oralarda eğreti durur. Sanat özgürlük ister, emek ister, bilgi ister asla siyaset, kayırmaca, bu bizden bu yapsını istemez.


Hep kalkınamıyoruz ülkemiz gelişmiyor diye nutuklar atılıyor ya, sebebini bulmak çok zor değil, sebebi bizim hayata bakışımızdaki darlık. Bunun en güzel göstergesi de sanattaki sıkıntı. Bu filanca gurubun şairi, bu şu kesimin yazarı, bu şu görüşte oyuncu…. Eee ne olmuş ne güzel işte; çeşitlilik, demokrasi işte böyle bir şey: Herkesin kendini, sanatını özgürce ifade etmesi, isteyenlerin de bu kültür sanat faaliyetlerinden istediği gibi faydalanmasıdır doğru olan değil mi? Ama bu şekilde yaşanmıyor.


Kültürü yönetenler gerçek aydın olması lazım. Adı aydın olması yetmez. Ufku anlayışı, dünyası sığ insanlar bırakın kültürü yönetmesini, kendisini bile yönetemez. Yani bir Sanat sıkıntısıdır gidiyor güzel ülkemde. Uygar, medeni, özgürlükçü, saygılı, bilgili, nazik, açılımcı, demokrasiyi gerçekten içselleştirmiş, siyasete bulaşmadan evrensel bakış açısında olan kültür yöneticileri ve sanatçıların çoğalması dileğiyle…
 


Yazar: Erdal YILDIRIM
Tarih: 2010-05-19


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Mesudiyeliler Birliği Hizmet Vakfı
http://www.mesvak.org.tr

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.mesvak.org.tr/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=211